Çocuğunuza Sınır Koyma – anne-baba Mücadelesi Nereye Kadar Olmalı?
    
Fırtınalı bir dönem olan ergenlik sürecinde doğru anne-baba tutumlarının uygulanması aile içi ilişkiler çocuk 
psikolojisi ve ergen ruh sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır.

Bu devir vkişilerin kendilerinin ve akranlarının en doğruyu bildiklerine inandıkları bir süreçtir. Ergenler 
genellikle ebeveynlerinin kendilerini anlamadıklarına dair bir inanca hakim oldukları ve söylenen şeyler kendi
 yüksek çıkarlarına uygun gelmediği için, ebeveynden gelen tavsiyelere fazla saygınlık etmezler. İşte tam da 
bu aşamada ebeveynin kendi doğrularını eğitici ve tekrarlayıcı bir halde anlatması durumunda, ergenler 
ani gelişen bir kısa devre reaksiyonuyla, ebeveynin dediklerini idrak etmek ve yorumlamak yerine, 
söylenenin tam zıddını yapma eğilimi sergilerler.

Bu üslupla meydana getirilen anne-baba müdahalelerinin en başlangıcında; ders çalışma, okula devam, 
vakitli yatma, cep telefonunu kısıtlı kullanma, bilgisayar oyunlarını sınırlı kullanma, arkadaş uygunsuzluğu,
 hafta sonu izinleri, sportif yada sanatkârane aktivitelere katılımın devamı benzer biçimde konuları sıkça 
görmekteyiz.

Anne-baba ve Çocuk içinde İlişki

Ders çalışma ve okula devam mevzusunda yapılan aşırı anne-baba müdahaleleri sonucunda, gençler
 kendileri için okudukları gerçeğini çoğu süre atlayabilmekteler. Bazı gençler bilinçdışı bir öfkeyle 
sadece ebeveyni cezalandırmak için okula gitmeme eğilimi sergilerken, bazısı da derslere ihtiyaç
 duyulan önemi vermeyebilir. Çocuk eğitimi için özellikle böyle mevzularda ebeveynin aşırı ısrarcı 
olması kendi zayıf karnını belli etmesi açısından çok hatalı bir tutum olmaktadır. Zira öfkeli bir
 ergen şuurdışı süreçlerle, ebeveynin çok hassas olduğu bir beklentiyi yerine getirmeyerek 
onu cezalandırma girişiminde bulunabilir.

Ceza- Ödül Sistemi ve Çocuk

Çocuk gelişimi için telefon ve bilgisayar kısıtlaması ve vakitli yatma mevzularında minik yaşlardan
 itibaren bir disiplin getirilmesi çok önemlidir. Ani bir şekilde, verilmiş olan imtiyazın elden alınması
 sıkıntılı bir iştir. Genellikle bu konularda ebeveynin empati cümlesiyle söze girerek siyah ve beyaz
 içinde ortak bir gri tonun yakalanması ve uzlaşmaya varılması son derece önemlidir.

Arkadaş ilişkilerine negatif bakılması durumunda ebeveynin söz mevzusu olan arkadaşı direkt
 kötülemek, görüşme yasağı şeklinde köktencilik engeller geçirmek yerine, arkadaşıyla ilgili
 olarak dikkatli olması icap ettiğini hissettiği özellikleri mevzuşması, bu noktaları gözden
 geçirmesini ve sonra yine mevzuşmak istediğini rica etmesi daha uygun olacaktır. Bu 
noktada çocuk kendi kişisel deneyimini yaşadıktan sonra, yüksek ihtimalle haklı olduğu 
nedeni öne sürülerek ebeveynine yaklaşacak ve söz mevzusu özellikleri kendi perspektifndan
 açık yüreklilikle dile getirecektir. Bu noktaya eriştikten sonrasında ergenin ikna edilmesi çok
 daha rahat olacaktır.

Ergen-anne-baba İlişkisi nasıl Olmalı?

Sportif aktiviteler yada enstrüman çalmak şeklinde faaliyetlere devam mevzusunda ebeveynden
 gelen aşırı müdahale, ergeni gene söz konusu aktiviteden uzaklaştırmaktan başka bir işe 
yaramayacaktır. Bu konuda yapılması gereken şey, yönlendirici olup baskı yapmamaktır. 
Söz mevzusu olan aktivite ergenin hem istediği bununla beraber yeteneğinin olduğu bir 
aktivite olmalıdır. Zaman temposu bunu yürütmeye uygun olmalıdır.

Sonuç olarak; ergen-ebeveyn ilişkisinde tatlı sert ve dostane ebeveyn tutumunu tavsiye ediyoruz. 
Ergenle konuşurken önce onun duygularının anlaşıldığına dair bir empati cümlesiyle devreye girilmeli,
 daha sonra ebeveyn kendi kanaatini ifade edip, sonuçta ergenin kendi görüşünü sormalıdır.
 Belki birkaç tur, “ak” ve “kara” arasında düşünce alışverişleri yapılmış olduktan sonrasında,
 ergenin kendisinin bir “gri” noktayı bulması sağlanarak bu aşamada bir uzlaşma sağlanmalıdır.

Çocuk gelişimi için gereksiz ve uzun polemikten uzak durulmalı, az ve öz konuşarak ergenin 
söz konusu şeyleri ebeveyni için değil kendisi için gerçekleştirmiş olduğini görmesi sağlanmalıdır.